İki destanda buluşan bir vatan
15 Temmuz’un 10. yıldönümünde o geceyi anlatan yapımlar arasında “İki Destan Bir Vatan” filmi de yer alıyor. TRT 1 ekranlarında yayımlanacak film, bir yanda Sütçü Ayvaz’ın 1921’deki Sakarya mücadelesini, diğer yanda torunu rolündeki Barış’ın 2016’da sanayi esnafını peşine takarak darbecilerin füze planını bozma çabasını anlatıyor. Yapımcısı Uğur Uzunok’la bu destansı mücadeleyi konuştuk.
TRT her yıl olduğu gibi bu yıl da 15 Temmuz’la ilgili içerikleriyle, destanlar yazan Türk milletinin vatan sevgisini ekranlara taşıyor. Bunlardan biri olan “İki Destan Bir Vatan” filmi, yarın akşam TRT 1’de ekranlara gelecek. Film, 1921 Sakarya Savaşı’ndan kayıtlara geçmemiş dokunaklı bir hikâyeyi ve 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi gecesi Ankara’da yaşayan sıradan insanların mücadelesini eş zamanlı olarak anlatıyor. Bir yanda Sütçü Ayvaz’ın Sakarya’da bozkırın ortasında verdiği haberle bir Yunan birliğinin durdurulması, diğer yanda Barış’ın sanayi esnafını peşine takarak darbecilerin füze planını bozma çabası paralel ilerliyor. Filmin yapımcılığını Uğur Uzunok, yönetmenliğini Berat Özdoğan üstlenirken, senaryosunu Uzunok’la birlikte Murat Koca ve Esma Koç kaleme aldı. Oyuncu kadrosunda son zamanların dikkat çeken oyuncularından İsmail Ege Şaşmaz ve Hande Doğandemir kırık bir aşk hikâyesini vatan sevgisiyle tamir ederken, Hüseyin Avni Danyal, Murat Han, Sinan Tuzcu, Hande Subaşı, Hilmi Cem İntepe, Ali İl, Selen Soyder, Seda Yıldız, Devrim Kabacaoğlu gibi ünlü isimler de akıllardan silinmeyecek farklı karakterleri canlandırdı. Yapımcı Uzunok’la bu destansı mücadeleyi konuştuk.
O GECEYLE İLGİLİ HÂLÂ ÇOK AZ ŞEY BİLİYORUZ
Darbe ile alakalı iddianameleri okurken Polatlı iddianamesini gördüğünü söyleyen Uzunok, filmin konusuna karar verme hikâyesini şöyle anlattı: “O geceyle ilgili hâlâ çok az bildiğimiz ayrıntılar var. Polatlı Topçu ve Füze Okulu’ndan darbe gecesi füzeler çıkarılmış. Bu olayı okuduğumda aklıma Polatlı ve civarında geçen Sakarya Harbi geldi. O gün bozkırda düşmanı durdurmaya çalışan, Ankara’yı savunmaya çalışanlarla darbe gecesi yolda füzelerin önünü kesenler dedetorun… Genel Müdürümüz Zahid Sobacı Beyefendi bu hikâyeyi duyduğunda bu vurguyu önemsedi. Biz de filmini yapabildik.”
ANKARA’DA BOZKIR BULAMAMAK BENİ ŞAŞIRTTI
Çekimlerin zorlu geçtiğini belirten Uzunok, “Önce bozkır aradık. Polatlı, Haymana ovaları bu yıl çok yağış aldığından ve tarım arazisi olarak kullanıldığından dolayı yemyeşildi. Ankara’da bozkır bulamamak beni şaşırttı. Ardından uydu haritaları üzerinden araştırma yaparak Kırklareli’nde bozkır görünümlü bir arazi bulduk. Askerî tatbikat arazisi olduğu için izinlerimizi aldık. Bir füze hikâyesi anlattığımız için TRG-300 füzesinin benzerini yaptırdık. İki hikâyenin beraber anlatılması bizi yapım anlamında çok zorladı. Belki de Türkiye’de ilk olan bir sahne çektik. Sivil araçların füzeleri otoyolda kovaladığı bir sahnemiz var. Yaklaşık 15 özel modifiye araç ve 5 askerî araçla çekildi o sahne. İzlemenizi tavsiye ederim” dedi. Oyuncu kadrosuyla ilgili de konuşan Yapımcı Uzunok, “İsmail Ege bir tamirciyi canlandırıyor. Talihimize İsmail çocukken tamircide çalışmış. Dolayısıyla o konuda zorlanmadı. Sinan Abi çok iyi bir oyuncu. Bir FETÖ’cü askeri oynadı. Setten önce araştırmalar, okumalar yapmış, kendisine has mimikler geliştirdi. Hilmi Cem, topal bir karakteri oynuyor. Bunun için özel çalıştı” ifadelerini kullandı.
MİLLETİMİZ İNANCININ GEREĞİNİ YAPTI
Uğur Uzunok, 10. yılında neden 15 Temmuz filmi yapılması gerektiğiyle ilgili şunları söyledi: “Geçen yıllar 15 Temmuz’a bakışımızı daha sakin ama daha derin bir yere taşıdı. O gece yaşanırken her şey çok hamdı; korku, öfke, şaşkınlık, belirsizlik, telaş ve hayatta kalma duygusu çok güçlüydü. Yıllar geçtikçe o ilk sıcaklığın yerini daha geniş bir kavrayış aldı. Artık sadece ‘Ne oldu?’ sorusuna değil, ‘Neden oldu? Biz millet olarak ne yaptık? Millet o gece destan yazarken hangi duygularla bunu yaptı?’ gibi sorular sorduk. Milletlerin tarihinde önemli karar anları vardır. O gece bence milletimiz inancının gereğini yaptı. Yüzünü tarih sahnesi önünde kara çıkarmayacak bir bedel ödedi. Tabii o gece Cumhurbaşkanımızın verdiği cesaret, emir, irade bu inancın en büyük dayanağıydı.”
Metot ve Devlerin Savaşı aynı sahnede
Çingene Kızı Mozaiği ait olduğu yerde
Yunus Emre’den 15 Temmuz programı